Raporlu Olmak Cezaya mı Dönüştü? Sosyal Denge Kesintileri Tartışma Yarattı
Sosyal Denge Tazminatı (SDS), 375 sayılı KHK’nın Ek 15. maddesi ve 4688 sayılı Kanun uyarınca mahalli idare personeline toplu sözleşmeyle ödenebilen bir ek ücrettir.
Sosyal Denge Tazminatı (SDS), 375 sayılı KHK’nın Ek 15. maddesi ve 4688 sayılı Kanun uyarınca mahalli idare personeline toplu sözleşmeyle ödenebilen bir ek ücrettir- Kanunda hastalık raporu veya izin halinde SDS kesintisi öngören doğrudan bir hüküm yoktur; bu konular büyük oranda belediye-sendika sözleşmesine bırakılmıştır. Pratikte birçok sözleşmede, “tek hekim raporu” alınması halinde SDS kesintisi hükmü yer almaktadır. Sayıştay Tem. Kurulu ise “bir ayda 7 günü aşan raporlu günler için SDS ödenemez” kararı vermiştir. Bu uygulamanın hukuki meşruiyeti, sözleşme metni ve üst mevzuat hükümleri dikkate alınarak tartışmalıdır. Çalışanlar (memur/sözleşmeli) söz konusu kesintiye karşı idari itiraz ve dava (İdare Mahkemesi) yoluna başvurabilir; işçi statüsündekiler ise iş mahkemesine başvurur. Aşağıda bu konudaki kanuni düzenlemeler, toplu sözleşme hükümleri, yargı kararları ve izlenecek yollar detaylıca incelenmektedir.
1. Sosyal Denge Tazminatı’nın Yasal Dayanağı Kanuni temel: Sosyal denge tazminatının doğrudan yasal dayanağı 375 sayılı KHK’nin Ek 15. maddesidir. Bu maddeye göre “Belediye ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir”【107†L1317-L1324】. Dolayısıyla SDS, memur maaş kanunu (657) kapsamında değil; 375 KHK ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca imzalanacak sözleşme ile düzenlenir. Yani SDS, belediye ile ilgili sendika arasında yapılan toplu veya sosyal denge sözleşmesi ile belirlenir【107†L1317-L1324】【94†L591-L599】. Tutar ve limit: SDS miktarı sözleşmede belirlenir, kanunda belirtilen aylık tavanı (en yüksek devlet memuru maaşı %100’ü) aşmamak kaydıyla belediye ve sendika arasında kararlaştırılır 【107†L1317-L1324】. Kapsam: 375 KHK’da sayılan “kadro ve pozisyonlarda istihdam edilen kamu görevlileri” (devlet memuru ve sözleşmeli personele) SDS ödenebilir. İş Kanunu kapsamındaki işçiler kanuni olarak bu ödemeden faydalanamaz; işçiler ancak toplu iş sözleşmesi hükümleriyle benzeri ödemeler alabilir.
2. Sağlık Raporu ve İzin Düzenlemeleri Memur raporu: 657 sayılı DMK’nın 104. ve devamı maddeleri, devlet memurlarının sağlık izin ve rapor esaslarını düzenler. Devlet hastanesinden veya yetkili sağlık kurullarından alınan raporlarla memurlar ilk 12 aya kadar maaşlı izinli sayılır; uzun süren hastalıkta ise 12 ay sonunda mahrumiyet durumu vardır. SDS, temel ücret değilse de, maaşla birlikte ödenen bir ek ödeme olduğundan (toplu sözleşmenin bir parçası olduğundan) yasalarda “hastalık izni” dönemine ilişkin farklı bir hüküm yoktur. Dolayısıyla, memurun bu izin sürelerinde maaşı devam ettiği sürece SDS de normalde ödenmeye devam eder. 4857 İş Kanunu kapsamında rapor: İşçiler için, raporlu günlerde SGK tarafından 2. günden itibaren “geçici iş göremezlik ödeneği” (hastalık parası) verilir. Ücretsiz izin söz konusu olmadıkça işçinin maaşı kesilmez; ancak SDS işçilere yasal ödeme olmadığından, bu altkapsamda işçiye SDS ödenmesi hukuken mümkün görünmemektedir. SGK hükümleri: Sosyal güvenlik mevzuatı (5510 sayılı Kanun) uyarınca çalışanlardan iş göremezlik raporu alanlara belirli koşullarda hastalık ödeneği bağlanır. Bu ödenek SDS ödemesinden bağımsızdır ve SDS kesintisini etkilemez. SGK hastalık ödeneği, 2 günden itibaren devredilir ve SDS’ye ilişkin bir düzenleme içermez.
3. SDS Ödemesinde Kesinti Halleri Yasal düzenleme yok: 375/4688 mevzuatında “raporluysa SDS kesinti yapılsın” gibi bir hüküm bulunmamaktadır【107†L1317-L1324】【94†L591-L599】. SDS’nin ödenip ödenmeyeceği, sözleşme şartları ve kadrolunun durumuna göre belirlenir. SDS, yukarıda da belirtildiği gibi “sözleşmeye göre” düzenlenir【94†L591-L599】. Toplu sözleşme hükümleri: SDS, belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine göre ödenir【94†L591-L599】【107†L1317-L1324】. Bu sözleşmelerde aşağıdaki hususlara hükmedilebilir: “kimin, hangi şartlarda SDS alacağı” ve “hangi durumlarda kesinti yapılacağı”. Örneğin, birçok belediyede yürürlükteki SDS sözleşmelerinde, “tek hekimden alınan hastalık raporu süresince SDS kesintisi” hükmü konulmuştur. (Bu durum örnek sözleşmelerde “tek hekimli raporda SDS kesilir” ibaresiyle ifadelendirilir.) Pandemi gibi özel hallerde ise “karantina süresince kesinti yapılmaz” gibi istisnalar içeren hükümler de bulunabilir. Bu uygulama esas itibarıyla toplu sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmektedir. Sayıştay Temyiz Kurulu kararı: Önemli bir içtihat sayıştay tarafından oluşturulmuştur. Sayıştay Tem. Kurulu, “bir ayda yedi günü aşan raporlu günler için SDS ödenemeyeceğine” hükmetmiştir. Yani, mahalli idare personelinin bir ayda toplamda yedi günden fazla raporlu olması halinde bu aşan günler için SDS verilemeyeceği belirtilmiştir. (Bu karar, 2018 tarihli bir Temyiz Kurulu kararı olarak literatürde duyurulmuştur.) Bu karar, SDS’nin “yürürlükteki toplu sözleşmeye rağmen” raporlu günlerde kesilebileceğini ifade eder; pratikte birçok belediyede, bu görüş doğrultusunda uygulama yapılmıştır. Görevden uzaklaştırma örneği: Buna benzer olarak, İçişleri Bakanlığı rehberinde bir örnek vakada “DMK 141 kapsamındaki görevden uzaklaştırmalarında SDS’nin ödenmediği” belirtilmiştir 【94†L578-L586】. Bu yönde, bir 2018 Sayıştay kararı da, görevden uzaklaştırılan personele SDS ödenmesini yasaklamıştır【94†L578-L586】. Bu içtihadî uygulamadan da anlaşılacağı üzere, SDS’nin “aktif olarak görevin devam ettiği durumlarda” ödeneceği varsayımı hakimdir. Dolayısıyla hastalık raporlu dönem de çoğunlukla izinli (izinli raporlu sayılır) olarak kabul edilir; ancak yukarıda belirtildiği şekilde, toplu sözleşmenin özel hükmü varsa kesinti yapılabilir.
4. İlgili Mevzuat ve Mahkeme Kararları DMK (657 sayılı Kanun): Kapsam dışı kalır (SDS ayrı düzenleme). DMK’da hastalık izinlerine ilişkin hükümler vardır; ancak SDS’ye özel hüküm yoktur【94†L591-L599】. DMK 141 ve devamı maddeleri, tutukluluk-görevden uzaklaştırma durumlarında maaşın 2/3’ü verilmesini öngörür. Sayıştay ve bakanlık uygulamalarına göre, SDS 375/4688 esaslı olduğundan DMK 141’deki tutukluluk halleriyle SDS ödenmemesi yönündeki ilkeler analog uygulanmıştır【94†L591-L599】. İş Kanunu (4857): Genel olarak işçi-personel bakımından düzenlenmiştir. İşçi raporlu olduğunda SGK hastalık ödeneği bağlar; işçinin ücretli veya ücretsiz izni varsa maaşı ödenebilir. Ancak SDS mevzuatı 375/4688 bazlı olduğundan, işçilere yasal olarak SDS ödenmesi öngörülmez. Bu nedenle işçilerde SDS kesintisi denenmesi hukuken tartışmalıdır; yargı uyuşmazlığı hâli genelde toplu iş sözleşmesi kapsamında çözülür. Belediye Kanunu (5393) ve Büyükşehir Kanunu (5216): Belediye ve il özel idaresinin izin, izin ücreti, ek ödemeler gibi yetkileri belediye meclisi kararı ile belirlenir. Belediyeler mali ve sosyal hakları (zb. “belediye meclisi kararıyla memura ek ödeme…” gibi) 5393/75. maddede toplu olarak düzenler. SDS ödemeleri de bütçede ayrı ödenekle karşılanır. Ancak kesinti konusu doğrudan bu kanunlarda ele alınmamıştır; gündelik veya izinli sayılan durumlarda maaşın devamı SDS’ye de yansır.
Toplu Sözleşmeler: 375 KHK ve 4688 Kanunu uyarınca, yerel yönetim hizmet koluna ilişkin toplu sözleşmelerndeki “Sosyal Denge” hükümleri de bağlayıcıdır. Örneğin Kamu Görevlileri Toplu Sözleşmesi’nde (2014-2016 dönemi) “sosyal denge tazminatı aylık tavanı en yüksek memur aylığının %100’üdür” hükmü yer almıştır; ancak bu toplu sözleşme, sadece tavan öngörmüş olup rapor hallerine ilişkin düzenleme içermemektedir. Rapor halleri tamamıyla mahalli sözleşmelere bırakılır. Sayıştay içtihatı: Yukarıda değinilen Tem. Kurulu kararı dışında Sayıştay Denetim Kurumlarının düzenli denetim raporlarında sıkça rastlanan bir husus da, SDS sözleşmelerinin yasal tavanı aşması veya mevzuata aykırı ek hükümler içermesidir【73†L13-L21】【73†L31-L39】. Örneğin; bir denetim raporunda belediye ile SDS sözleşmesi yapan sendika arasında, yasal üst sınırın üzerinde tazminat belirlendiği tespit edilmiş ve iade kararı verilmiştir【73†L52-L61】【73†L73- L81】. Benzer şekilde, sözleşmede öngörülmeyen konularda düzenlemeye yer verilmesi de eleştirilmiştir【73†L129-L136】. Bu içtihatlar doğrudan “raporlu gün” meselesine yönelik olmasa da “SDS sözleşmelerinin kapsamı sözleşme hükmüyle sınırlıdır” ilkesini vurgular. 5. Uygulama Örnekleri Belediye Toplu Sözleşmeleri: Antakya Belediyesi (2024-25 dönemi) ile BEM-BİR-SEN arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi’nde, “hastalık izinlerinde tek hekim tarafından verilen rapor süresince SDS’den kesinti yapılır” hükmü mevcuttur. Aynı sözleşmede “Pandemi sürecinde zorunlu karantinada SDS kesintisi yapılmaz” kuralı da yer almıştır. (Benzer hükümler Bursa, Gaziantep gibi birçok belediyede de görülmektedir.) Sendika Uygulamaları: KESK’e bağlı TÜM BEL-SEN’in bazı şubelerinde raporlu kesinti uygulamasına karşı sendika kanalıyla itirazlar yapılmıştır. Örneğin Denizli TÜM BEL-SEN, “raporlu günler için SDS kesintisi” maddesi sebebiyle belediyeye karşı idari başvuru yapmış; basına yansıyan haberlere göre, bu itiraz neticesinde kesilen ücretlerin geri ödenmesi sağlanmıştır (sendika kaynaklı haberlere göre). Bu tür uygulamalar yerel mahkeme kararlarına da konu olmuştur. İçişleri Denetim Raporu: İçişleri Bakanlığı Müfettişleri, belediye denetimlerinde SDS sözleşmesi incelemesi yaparken “raporlu gün” hükümlerini de değerlendirebilirler. Örneğin bir İçişleri denetim raporunda, imzalanması onaylanan SDS sözleşmesinde çalışanlardan “kesinti payı” alınacağına yönelik bir düzenleme tespit edilmiştir; bu tür hükümler mevzuata aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
7. İtiraz ve Dava Süreci İdari başvuru: İlk adım olarak, söz konusu kesintinin yapıldığına ilişkin karara veya uygulamaya belediyeye resmi bir dilekçe ile itiraz edilmesi önerilir. Bu başvuruda “Sosyal denge tazminatından kesinti yapıldığı, kesinti gerekçesinin ne olduğu” sorulmalı ve yasal dayanak talep edilmelidir. (Mevcut SDS sözleşmesi örneği istenebilir.) Belediye cevabına veya süre geçimine göre işlem yapılacaktır. Dava türü: 1) Memur/Sözleşmeli: İdareye itiraz sonuçsuz kalırsa, 60 gün içinde İdare Mahkemesi’ne “iptal ve yokluğa bağlı tazminat” davası açılır. (Dilekçede dava konusu idari işlemin açıkça belirtilmesi gerekir.) 2) İşçi: İş hukukuna tabi işçiler, işverenin ücret kesintisi nedeniyle “ücret veya tazminat alacağı” olarak iş mahkemesine başvurur. İş hukuku bakımından, bu durum genelde “eksik ücret ödemesi” davası kapsamındadır. Gerekçeler ve deliller: Dilekçe/dava yazısında şu hususlar vurgulanmalıdır: SDS’in hukuki dayanağı 375/4688 olduğundan kesintinin yasada öngörülmediği, varsa ilgili SDS sözleşmesinde kesinti hükmünün eksik veya hatalı uygulandığı, uygulamanın personel yönetmeliğine veya ücret tarifesine aykırılığı vs. Sonuç olarak kesilen miktarın iadesi talep edilir. Ekte, bordrolar, rapor belgeleri, SDS sözleşmesi örneği sunulabilir. Süre: İdari itiraz için özel bir süre yoksa 30 gün içinde yapılması önerilir. İdare Mahkemesi’ne dava ise itiraz cevabı veya işlem bildirilmediği durumda işlem tarihinden itibaren 60 gün içinde açılmalıdır. İş mahkemesinde 1 yıllık hak düşürücü süre uygulanır (eksik ödeme bildiriminden itibaren).
8. Belirsizlikler ve Öneriler Mevzuat eksikliği: Yasalarda raporlu günlerde SDS’ye ilişkin kesin bir düzenleme olmadığından, uygulamalar farklılık gösterebilmektedir. Bazı sözleşmeler (örneğin Antakya vb.) tek hekim raporuna dayalı kesinti getirirken, bazıları sadece adli rapor (heyet raporu) saymakta veya hiç kesinti öngörmemektedir. Bu nedenle hangi tarih itibarıyla kesinti yapılabileceği, belediyenin uygulamasına bağlı kalmıştır.
Çelişen uygulamalar: Sayıştay Tem. Kurulu ile sendika görüşleri çatışabilir. Sendikalar, “raporlu günler mazeret izinli sayılır, SDS kesintisi haksız” derken, Sayıştay “7 günü aştıysa kesinti olabilir” demektedir. Bu çelişki, yargıda hâlâ netleşmemiştir. Pratik tavsiyeler: Belediyeler bakımından uygulama belirsizlikleri varsa, en sağlıklı yol Sosyal Denge Sözleşmesi’nin açık hükmüne sadık kalmaktır. Sözleşme metninde kesinti yoksa kesinti yapılmamalıdır. Çalışanlara düşen ise mevcut sözleşmeyi inceleyip, kesinti hükmü varsa kapsamını araştırmak ve hukuka aykırı görülen kesintiyi kanuni hak arama yollarıyla geri almaktır.
9. Örnek İtiraz Dilekçesi … BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA Şikayet/İtiraz Dilekçesi Adı Soyadı: [Adınız Soyadınız] – Memur/Sözleşmeli Personel Unvanı/Görevi: [Göreviniz/Unvanınız] – Sicil No: [Sicil No] Konusu: Sosyal Denge Tazminatından yapılan kesinti işleminin hukuka aykırılığına ilişkin itiraz ve talebimdir. Açıklamalar: - Belediyemiz ile sendika (veya kurum) arasında 01.04.2024-01.04.2025 dönemi için imzalanan **Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi** hükümlerine göre; sosyal denge tazminatının “xxxx” koşullarında ödeneceği öngörülmüştür. - Ancak…… (tarih) itibarıyla tarafıma bordroda **sosyal denge tazminatı kesintisi** uygulanmıştır. Bunun gerekçesi olarak tek hekim raporlu iznim gösterilmiştir. Oysa sözleşme metninde tek hekim raporunda kesinti öngörülmediği (ve/veya yapılacak kesinti tutarının orantısız olduğu) görülmüştür. Ayrıca, 375 sayılı KHK ve 4688 sayılı Kanun ile bu sözleşmeye dayanarak yapılan ödemelerin, yalnızca sözleşme koşullarına göre düzenlenebileceği açıktır【107†L1317-L1324】【94†L591-L599】. - Çalışma mevzuatı ve Danıştay/Sayıştay içtihatları (ör. Sayıştay Tem. K. 45347, 21.11.2018) uyarınca, **bir ayı aşan raporlu günler için sosyal denge tazminatı ödenemeyeceği** kabul edilmişse de (raporlu gün bir ayda 7 günü aşıyorsa), ilgili ayda yaptığım (yedi veya daha az) raporlu gün nedeniyle kesintinin yersiz olduğu kanaatindeyim. Ayrıca, raporlu günler disiplin veya başka bir ceza sonucunda bahşedilmediğinden, kesintinin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğu değerlendirilmektedir. - Bu itibarla, tarafıma yapılan kesintinin iptal edilmesini, kesilen tutarın tarafıma iade edilerek ödenmesini ve bundan sonra benzer kesintiye sebebiyet verilmemesini talep ederim.
Gereğini arz ederim. Tarih: …… İmza: ………
Not: Bu dilekçe örneği genel bir şablondur; somut olaya göre ayrıntılar eklenebilir. Eklenecek belgeler: kesintiyi gösterir bordro, rapor örneği, ilgili SDS sözleşmesi fotokopisi, vb.
10. Kaynakça (Bağlantılı)
375 sayılı KHK, Ek Madde 15: Mahalli idare personeline sosyal denge tazminatı ödenebileceğini düzenler【107†L1317-L1324】.
4688 sayılı Kanun (32. md.): (Özetle) KHK’daki yetkiye dayanarak yerel yönetimlerde SDS ödenmesine imkân tanır【107†L1317-L1324】.
Çevre, Şehircilik ve İÇB Bakanlığı Rehberi: SDS’nin temelinin 375/4688 olduğu, 657 DMK değil sözleşme hükmü ile verildiği belirtilmektedir【94†L591-L599】. Çalışandan herhangi bir nedenle uzaklaştırılanlara SDS ödenmeyeceğine ilişkin örnek hüküm alıntılanmıştır【94†L578-L586】 【94†L591-L599】.
Sayıştay Tem. Kurulu Kararları: Özellikle “raporlu günler SDS” meselesinde kararlar (Mahkemece basın duyurusu yapılmıştır) ile SDS’nin fazla ödendiği durumlarda iade kararları bilinmektedir【94†L578-L586】【107†L1317-L1324】. Sosyal Denge Sözleşmeleri ve Belediyeler: Pek çok belediyenin imzaladığı SDS sözleşmeleri bir uygulama kaynağıdır. Örneğin Antakya örneğinde tek hekim raporunda kesinti hükmü yer almıştır (sözleşme maddeleri yerel kaynaklarda mevcuttur). Diğer: Mahalli idare personeline mali ve sosyal hakları düzenleyen dokümanlar ve iç denetim raporları (İçişleri Bakanlığı, Sayıştay düzenlilik raporları vb.) olay incelemeleri sağlar
Tarih: 30-06-2026
